13 Aralık 2008 Cumartesi

Sümeyye vasıtasıyla öğrendiğimiz Hafızlık Duası(Senai Demirci'den)

HAFIZLIK DUASI: Kimseler hatırımızı bilmezken,hatırımızı bilip bizi yokluktan varlığa çıkaran Halıkımız,hatırımızı saydığın için hatırlayabilen zinimizi kelamının hıfzı için kullandık.Bizi hatırladığımız kutlu kelamının her harfi hatırına burada da orada da iyiler arasında hatırlananlardan eyle bize andığımız anladığımız her kuran ayetinin anlamını giydir,bizi kelamının diriltici gücüyle ayağa kaldır. Adımızı hep Kuran'la andır.Başkalarının bizi sevmeye değer bulmadığı kelamını nefesimizde meltemler gibi taşıyoruz Ey Mevlamız.Nefeslerimizi hidayet rüzgarları eyle Kuranı'nı zihinlerimizde ırmaklar gibi akıtıyoruz Ey Mevlamız.Zihnimizi seni tanımanın sonsuz denizine vasıl eyle.Ayetlerini kalbimizde rahmet yüklü bulutlar gibi gezdiriyoruz Ey Mevlamız.Kalbimizden çırak gönüllere yağmurlar hasıl eyle.
Lafzının hafızı oluğumuz Kuran'ın manasına da muhafız eyle bizi.Halimizi Kuran'ca eyle.Sözümüzü Kuran'dan eyle.Özümüzü Kuran'la süsle.Yolumuzu Kuran'la eyle.Yüzümüzü Kuran'a dönük eyle.Ahlakımızı Kuran'ın ahlakı eyle.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

FİDAN VE KUR'AN...
Bir çekirdek gibiydim yüreğimin içinde...
Önce Tekbirle kalktı secdeden başım ve aktı gözümden yaşım.
Önce fide olmaktı amacım.
Belki zor oldu bir yaprak vermek bana,
Hafızlıkta bir sayfa vermek gibi...
Sonra ortama alışmaktı çabam,acısıyla tatlısıyla..
Yapraklar çoğalıyordu;bir...iki...üç...derken.
Ama her yaprak açarken bir acı çekiyordu yüreğim.Belki de seviniyordu ya da hüzünlüydü...
Toprağımın değişmesi gerekiyordu belki de,daha büyük kabımız olsun diye...
Derken oldum bir fidan...
Belki alışmıştık yaprak vermeye,büyümeye.
Şimdi ayakta durabilmekti,düşmeden.
Bazen boynumuz büküldü sorumluluğun ağırlığıyla
Bazen de hiç görülmedik,kendimizin bir hiç olduğunu görebilmemiz için.
Bazen gözyaşımla yağmurla yarıştım,
Bazen bir deniz gibi duruldum
Ya da bir şelale gibi coştum.
Bazen de sabırda bir taş oldum
Bazen şu deli yüreğim bir fırtına gibi esti,bir kum gibi savruldu.
Bazen bir toprak gibi herşeyi yuttu
Ya da bir ölü gibi hep sustu.
Bazen de dayanamadı volkan gibi patladı
Bir kuş gibi özgürce kendini Kur'an'ın sayfalarına bıraktı.
Ama yine RABBİM'den bir teselli vardı yaa...
"La tahzen innallahe meana..."
"Üzülme ALLAH bizimle beraberdir..."
İşte o zaman duruldu acılarım,
oldu Kur'an benim yoldaşım.
Fidan olmak bitmişti,ağaç olmaktı zaman,
Artık yaprak değil meyve vermekti zaman,
Artık sayfa yapmak değil pişirmekti ve pişmekti zaman...
ASHAB-I SUFFA'dan...