FİDAN VE KUR'AN...Bir çekirdek gibiydim yüreğimin içinde...Önce Tekbirle kalktı secdeden başım ve aktı gözümden yaşım.Önce fide olmaktı amacım.Belki zor oldu bir yaprak vermek bana,Hafızlıkta bir sayfa vermek gibi...Sonra ortama alışmaktı çabam,acısıyla tatlısıyla..Yapraklar çoğalıyordu;bir...iki...üç...derken.Ama her yaprak açarken bir acı çekiyordu yüreğim.Belki de seviniyordu ya da hüzünlüydü...Toprağımın değişmesi gerekiyordu belki de,daha büyük kabımız olsun diye...Derken oldum bir fidan...Belki alışmıştık yaprak vermeye,büyümeye.Şimdi ayakta durabilmekti,düşmeden.Bazen boynumuz büküldü sorumluluğun ağırlığıylaBazen de hiç görülmedik,kendimizin bir hiç olduğunu görebilmemiz için.Bazen gözyaşımla yağmurla yarıştım,Bazen bir deniz gibi duruldum Ya da bir şelale gibi coştum.Bazen de sabırda bir taş oldumBazen şu deli yüreğim bir fırtına gibi esti,bir kum gibi savruldu.Bazen bir toprak gibi herşeyi yuttuYa da bir ölü gibi hep sustu.Bazen de dayanamadı volkan gibi patladıBir kuş gibi özgürce kendini Kur'an'ın sayfalarına bıraktı.Ama yine RABBİM'den bir teselli vardı yaa..."La tahzen innallahe meana...""Üzülme ALLAH bizimle beraberdir..."İşte o zaman duruldu acılarım,oldu Kur'an benim yoldaşım.Fidan olmak bitmişti,ağaç olmaktı zaman,Artık yaprak değil meyve vermekti zaman,Artık sayfa yapmak değil pişirmekti ve pişmekti zaman...ASHAB-I SUFFA'dan...
03 Temmuz 2009 Cuma 14:07
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder